To display this page you need a browser with JavaScript support. Okura Notlar  -  Bülent Özcan

O K U R A  N O T L A R . . .

Bülent ÖZCAN                             

 
I.
Korku salıyor yeni dünya düzeni!.. Karanlık almış başını gidiyor!.. Doğmadan ölüyor bebekler daha!.. Mavi - yeşil küremiz korkunç savaşlara gebe!.. Tüm şiddetiyle devam ediyor silahlanma yarışı!..
Düzenin yontucuları sömürünün çarkında öğütmekteler yaşamı an be an... Onlar ki, yaşamın sahte sürücüleridirler ve adlarını yazdırmaktadırlar kör, sağır bir tarihe! O tarih ki, hep yalan...
Kan emicileri çoğalıyor yaşamın...
 
II.
 
"Biraz daha ustalaştık taşı yontmada" diyor yoldaş Nazım; oysa, yeni insan, yirminci yüzyılın o çok gelişmiş olarak nitelendirilen ruhsuz, yüreksiz, silik insanı, bir şey getirmedi bu çağa; kandan, savaştan, zulümden, açlıktan başka!..
Bir ağlama duvarı oldu dünya...
Yargısız infazlara ayarlı zaman, kanatıyor kendini yeni baştan ve geriye işliyor durmadan. Herşey sanki sil baştan yaşanıyor.
Çarmıha gerili d ü ş ü n c e, gözaltılarda, hücrelerde, darağaçlarında acılar devşiriyor boyuna...
Duyusunu yitirmiş, bilinçsiz, ereksiz beyinler tınmıyor bir türlü. Gittikçe körelen bir usla yitik tümceler çoğaltıyorlar günübirlik. Ve sahte gülücükler dağıtıyorlar huzur içinde tutarsız!..
Her bir köşesinde bu canlı kürenin acı çeküyor insanlar. Emeği, işgücünü dışlıyor, evrenin insan tanımaz tanrıları, kanun koyucuları ve ehlilleştirmek istiyorlar insanı...
Tüm insanlığa yara oldu bu çağ! Kanayan, kaynayan bir yara!..
 
III.
Sevgili okur, sana düşen, bu kavgada, bir an önce yerini almandır. Bu merhabayı paylaşmandır.
Kalk ve doğrul yerinden!.. Haykır, kır zincirini esaretin. Bu çağ: UTANÇ ÇAĞI! "Sen de katılmalısın yaşamı savunmaya!.."
Susma, susamazsın, s u s a r s a n, utan insanlğından; yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce kez utan!..
Sıkılı tutma dişini öyle ağzında! Söyleyecek sözün vardır senin de... Bu kalleş, bu yoz, bu kahpe düzene karşı!..
Dinle, bütün dikkatinle, duyuyor musun? Dalga dalga yükselen, çığ gibi kopup gelen, bu umut dolu, coşkulu gür sesi!.. Sesini ver bu sese!..
 
IV.
 
Ölenleri düşün
                   ölenleri
Ve öldürenleri
                    kalleşçe
Büyüt içinde
                    kor gibi                      
                         öfkeni
Ve dönüştür
                 ölümü
                       sevince...
Korkma!
          Ölüm
                y o k,
Ölüm yok
             bu yolda
                      ö l e n e . . .
 
İşte öyle... Bu onurlu kavga bizim; senin, benim, hepimizin...
 
Kuşan bu sevdayı                                     Yüklen bu kavgayı
Omuzla sen de                                          Bırak aksın kanın
Kurtaralım dünyayı                                 Çekelim bu halayı
Gir aramıza sen de...                              Yüz akıyız dünyanın...
 
 
V.
Ve unutma sevgili okur, o gün, bir gün gelecek, peşkeş çekilmişliğine inat zamanın. Hem çocuklar var daha büyüyecek...
Tüm bunlar işleyen sürecin gereği, yaşanılması gereken bir süreç; bu sürecin sonunda, yarınlar daha güzel, daha aydınlık, daha mutlu daha umut dolu olacak. Bu süreç bitecek sevgili okur, bitecek! Ve gül bahçesine dönecek dünya, insanlar sevgiyle gülümseyecek!..
Bir ağacın köklerinde özsudur umut ve an gelir dal uçlarına yürür şafakla!.. Sen gününü umuda ayarla...
Çünkü, dediği gibi ozanın: "Bir Gün Mutlaka..."
 
Bağbozumu Ortak Betik
Sayı: 1, Nisan-Mayıs 1995, GaziantepNedstat Basic - Free web site statistics Personal homepage website counter